Posts

Hala geç değil 🌀

Merhaba. Bugün bu satırları hem kendimi motive etmek hem de içimde kalan değersizlik hissine veda etmek için yazıyorum. Son zamanlarda fark ettiğim — belki de herkesin bir noktada farkına vardığı — bir gerçekle karşı karşıya kaldım: Hayatımda yaşadığım bozuk ilişkiler, talihsizlikler ve kendini bulamama hissi... bunların büyük çoğunluğu kendime yeterince değer vermememden ve kendi benliğimi ihmal etmemden kaynaklanıyormuş. Evet, hatalar yaptım. Haksızlıklara uğradım. Uğradık. Ama bu, yanlış olduğumuz anlamına gelmez. Bazen sadece çok iyi niyetli olduğumuz için başkalarının çizdiği sınırların içine sıkışabiliyoruz. Herkese kendimizden fazla önem verip, karşılığında da aynı ilgiyi ve değeri bekliyoruz. Oysa hayat bu beklentiyi karşılamıyor. Karşılamadığında da "neden böyle oldu?" diye kendi içimize çöküyoruz. Ama şu bir gerçek: Eğer sen kendine hak ettiğin değeri vermezsen, hayat seni acıtmayı öğretir. Ve bu tokat acıtıcı olur. Üstelik çoğu zaman o acının farkına bile varmazsın...

Yaşamayı Yaşıyorum (20s' s version)

Image
         Merhaba. Ben dijital günlük arkadaşın. Tam final haftamda aklıma blog yazmak geldi. Elbette ki final haftası daha fazla yaratıcı bir şekilde harekete geçiyorum. Bence bunun hakkında araştırma yapılmalı. Anlaşıldığı üzere bu başlangıcın pek bir neden yok ama hareket etmek için engel değil.      Bu blog bir 'kendine not defteri' gibi. Biraz iç dökme, biraz güldürme, bazen de sadece 'ben de öyle hissediyorum' dedirtme yeri. Biraz da yazılı podcast de diyebiliriz.   Burada; saçma kaygılar, tatlı hikayeler, yersiz ağlamalar, dostluklar, karşılıksız duygular, kalp çarpıntıları, ve bol bol kendini bulma hali olacak.                      Şimdilik bu kadar. Diğer günlüklerimde buluşmak üzere. <3 ​